Yargıtay'ın, 'seni paramla satın alırım' ifadesini hakaret saymamasında (Y18CD-K.2020/4519), bu sözün söylendiği bağlamın (karşı tarafın 'cebinizde beş kuruş paranız yok' demesi) rolü nedir? Bu durum, TCK'daki hangi ceza sorumluluğunu azaltan veya kaldıran hallerle ilişkilendirilebilir?
Sözün söylendiği bağlam, Yargıtay'ın kararı üzerinde belirleyici bir rol oynamıştır. Bu ifade, tek başına ve sebepsiz yere söylendiğinde aşağılayıcı bir anlam taşıyabilecekken, karşı tarafın kışkırtıcı ve küçümseyici ('cebinizde beş kuruş paranız yok') bir sözüne tepki olarak söylenmiştir. Bu durum, ifadenin 'tahkir kastı' ile değil, daha çok bir 'savunma refleksi' veya 'misilleme' amacıyla söylendiği şeklinde yorumlanmasına neden olmuştur. Bu bağlam, TCK'daki ceza sorumluluğunu azaltan veya kaldıran hallerden 'haksız tahrik' (TCK m. 29) veya hakaret suçuna özgü 'haksız bir fiile tepki' (TCK m. 129/1) kurumlarının temel mantığıyla ilişkilendirilebilir. Her ne kadar Yargıtay kararında bu maddelere doğrudan atıf yapılmasa da, 'kaba hitap tarzı' nitelemesinin altında, ifadenin bir haksız fiile veya kışkırtmaya tepki olarak ortaya çıktığı ve bu nedenle saf bir aşağılama kastı taşımadığı düşüncesi yatmaktadır.