Bir hukuk davasında, davalı vekili, davacının delil olarak sunduğu ve davalı tarafından itiraz edilmeyen bir sözleşmenin varlığına rağmen, davacının hizmet süresinin daha kısa olduğunu savunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/794 sayılı kararında, itiraz edilmeyen bu belgenin ispat gücü nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331046

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/794 sayılı kararında, davalı tarafından itiraz edilmeyen 13.06.2008 tarihli iş sözleşmesi, davacının hizmet süresinin başlangıcını ispatlayan güçlü bir delil olarak kabul edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, taraflardan birinin imzasını taşıyan ve içeriğine itiraz edilmeyen bir belge, o belgede yazan hukuki işlemin varlığı ve içeriği konusunda 'kesin delil' niteliği taşır. Davalının, kendisinin de imzasının bulunduğu veya varlığını kabul ettiği bu belgeye rağmen, sadece sözlü olarak hizmet süresinin daha kısa olduğunu savunması, bu yazılı delili çürütmeye yetmez. Mahkeme, itiraz edilmeyen bu belgeyi esas alarak hizmet süresini belirlemiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu yaklaşımı, 'davacının hizmet süresi yönünden iddiasını 13.06.2008 tarihinden itibaren ispatladığının kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir' diyerek onamıştır.