Yargıtay'ın, 'sen erkek misin?' (Y4CD-K.2021/2728) ve 'karı gibi gülme' (Y4CD-K.2023/577) ifadelerini hakaret saymamasının arkasında yatan toplumsal cinsiyet rolleri ve ceza hukukunun koruma alanı arasındaki ilişkiyi tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331030

Bu kararlar, ceza hukukunun koruma alanı ile toplumsal cinsiyet rollerine dayalı kaba ifadeler arasındaki hassas çizgiyi göstermektedir. Yargıtay, bu ifadeleri 'nezaket dışı ve kaba ifade' olarak nitelendirerek, hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına karar vermiştir. Bu yaklaşımın temelinde, bu sözlerin doğrudan bir sövme (örn. 'ibne', 'fahişe' gibi) içermediği, bunun yerine cinsiyetlere atfedilen geleneksel ve basmakalıp rollere (erkekliğin cesaretle, kadınlığın zayıflıkla ilişkilendirilmesi gibi) dayalı kaba bir benzetme veya eleştiri olduğu kabulü yatmaktadır. Yargıtay, bu tür cinsiyetçi ifadelerin ahlaken yanlış ve toplumsal olarak eleştirilebilir olmasına rağmen, ceza hukukunun koruduğu 'onur, şeref ve saygınlık' kavramını hukuken rencide edecek ağırlıkta görmemektedir. Bu, ceza hukukunun her türlü toplumsal soruna veya ahlaki yanlışa müdahale aracı olmadığı, sadece en ağır haksızlıkları cezalandırması gerektiği (ultima ratio) ilkesinin bir yansımasıdır. Ancak bu yaklaşım, toplumsal cinsiyet eşitliği ve ayrımcılıkla mücadele perspektifinden eleştirilebilir.