Yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması halinde, zarara uğrayan kişinin doğrudan sorumlu kamu görevlisine karşı adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi'nde) tazminat davası açması mümkün müdür? Bu konudaki Anayasal ve yasal düzenlemeyi açıklayınız.
Hayır, mümkün değildir. Anayasa'nın 40/3 ve 129/5 maddeleri ile İYUK'un 28. maddesi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmini için açılacak davalar, ancak ilgili 'idare' aleyhine ve 'idari yargıda' (tam yargı davası olarak) açılabilir. Kişi, zararın tazmini için doğrudan kamu görevlisine karşı adli yargıda dava açamaz. Bu ilke, 'hizmet kusuru' teorisine dayanır ve idarenin bütünlüğünü korumayı amaçlar. Davacı, zararının tazminini idareden ister. İdare, mahkeme kararıyla tazminatı ödedikten sonra, eğer zararın ortaya çıkmasında kamu görevlisinin kişisel kusuru, ihmali veya kastı varsa, ödediği bu parayı o görevliye 'rücu' davası açarak geri alabilir. Yani kamu görevlisinin sorumluluğu, idareye karşı bir iç sorumluluktur.