Bir belediye başkanına yönelik 'yalancılar şu an belediyeyi yönetiyor, düzenbazlar' ifadesinin hakaret sayılmamasının (Y4CD-K.2023/17156) temelinde yatan 'düşünceyi açıklama özgürlüğü' ile TCK m. 128'de düzenlenen 'iddia ve savunma dokunulmazlığı' arasındaki ilişki nedir?
İki kavram da ifade özgürlüğünün özel görünümleridir ancak uygulama alanları farklıdır. 'Düşünceyi açıklama özgürlüğü' (Anayasa m. 26), herkesin sahip olduğu genel ve temel bir haktır ve kamusal tartışmalarda, özellikle siyasi eleştirilerde geniş bir koruma sağlar. 'Yalancı, düzenbaz' ifadelerinin bu kapsamda 'ağır eleştiri' sayılması bu genel hakka dayanır. 'İddia ve savunma dokunulmazlığı' (TCK m. 128) ise, çok daha özel bir hukuka uygunluk nedenidir ve sadece 'yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde' yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalarla sınırlıdır. Bu dokunulmazlığın amacı, kişilerin hak arama özgürlüğünü kullanırken, uyuşmazlığın aydınlatılması için gerekli olan iddia ve savunmalarını, hakaret suçunu işleme korkusu olmadan serbestçe dile getirebilmelerini sağlamaktır. Somut olaydaki ifade, bir yargısal veya idari başvuru kapsamında söylenmediği için TCK m. 128'e değil, Anayasa m. 26'daki genel ifade özgürlüğü ilkesine göre değerlendirilmiştir.