TCK m. 103/4'te, 15 yaşından küçük çocuklara karşı cinsel istismarın 'cebir veya tehdit' ile işlenmesi ağırlaştırıcı neden sayılırken, 15-18 yaş grubundaki çocuklar için bu suçun 'cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedenle' işlenmesi suçun temel unsurudur. Bu iki düzenleme arasındaki mantıksal ilişki ve farkı açıklayınız.
İki düzenleme arasındaki mantıksal ilişki ve fark, kanun koyucunun 'rıza' kavramına atfettiği değere ve yaş gruplarına göre değişen koruma düzeyine dayanır. 1) 15 Yaşından Küçükler: Bu yaş grubundaki çocukların cinsel eylemlere hukuken geçerli bir rıza gösterme ehliyeti yoktur. Dolayısıyla, onlara yönelik her türlü cinsel davranış zaten suçtur. 'Cebir veya tehdit' kullanılması, bu zaten var olan suçu daha da ağırlaştıran, eylemin haksızlık içeriğini artıran bir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Yani cebir/tehdit burada bir 'ağırlaştırıcı neden'dir. 2) 15-18 Yaş Grubu (algılama yeteneği gelişmiş): Bu yaş grubundaki çocukların rızası kural olarak hukuken geçerli olabilir. Bu nedenle, onlara yönelik bir cinsel eylemin 'cinsel istismar' suçunu oluşturabilmesi için, rızalarının olmaması ve bu rızanın yokluğunun 'cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedenle' sağlanması gerekir. Yani cebir/tehdit/hile burada suçun 'kurucu unsuru'dur. Bu unsurlar yoksa, cinsel istismar suçu oluşmaz (belki TCK m. 104 oluşabilir).