CMK m. 54'ün ihlali, yani tanığın yeminsiz dinlenmesi, 'kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı bozulması' (Y9CD - K.2011/13106) sonucunu doğururken; bir başka kararda 'aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır' (Y1CD - K.2014/848) denilebilmesinin nedeni nedir? Yargıtay'ın bu farklı yaklaşımları nasıl açıklanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #331013

Yargıtay'ın bu farklı yaklaşımları, her somut dosyanın kendi özelliklerine ve temyiz iradelerine göre değerlendirme yapmasından kaynaklanmaktadır. 1) 'Öncelikle ve diğer yönleri incelenmeksizin bozma' kararı, usul hatasının çok temel ve esasa etkili olduğunu, bu hata giderilmeden davanın diğer yönlerini incelemenin anlamsız olduğunu gösterir. Bu, Yargıtay'ın hatayı mutlak bir bozma nedeni olarak gördüğünü ifade eder. 2) 'Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmaması' ise, CMUK m. 326/son'da düzenlenen 'cezayı aleyhe bozma yasağı' ilkesinin bir sonucudur. Eğer bir usul hatası sanık lehine bir sonuç doğurmuşsa (örneğin, yeminsiz dinlenen tanığın beyanı sanık lehine yorumlanmış ve daha az ceza verilmişse) ve kararı sadece sanık temyiz etmişse, Yargıtay bu usul hatasını bozarak sanığın daha ağır bir ceza alma riskini yaratmak istemeyebilir. Yargıtay 1. CD'nin kararında başka hatalar için bu ifade kullanılırken, CMK 54 ihlali gibi temel bir hata için bu yola başvurulmamış, resen bozma yapılmıştır. Bu durum, hatanın niteliğinin Yargıtay'ın takdirinde belirleyici olduğunu gösterir.