Bir tanığın, yeminden çekinme hakkı olmamasına rağmen yeminsiz dinlenmesi ile HMK m. 255 uyarınca akrabalık nedeniyle tanıklığına itibar edilmemesi arasında, adil yargılanma hakkı açısından ne gibi bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330999

İki durum arasında adil yargılanma hakkı açısından niteliksel bir fark vardır. 1) Tanığın Yeminsiz Dinlenmesi (CMK m. 54 İhlali): Bu durum, 'yargılamanın usulüne uygun yürütülmemesi' ve 'delillerin hukuka uygun toplanmaması' ilkelerini ihlal eder. Yemin, tanık beyanının güvenilirliğini sağlayan temel bir usul güvencesidir. Bu kuralın ihlali, delilin kendisini sakatlar ve yargılamanın temelini zedeler. Bu, doğrudan adil yargılanma hakkının usuli güvencelerine yönelik bir müdahaledir. 2) Akrabalık Nedeniyle Tanıklığa İtibar Edilmemesi (HMK m. 255): Bu durum ise, 'delillerin serbestçe takdiri' (HMK m. 198) ilkesinin uygulanmasıyla ilgilidir. Burada delil hukuka uygun olarak toplanmış, tanık dinlenmiştir. Ancak mahkeme, delili takdir ederken, tanığın akrabalık ilişkisi nedeniyle tarafsız olamayabileceği kanaatine varmıştır. Eğer mahkeme bu takdirini, dosyadaki diğer delillerle uyumlu ve somut gerekçelere dayandırırsa, bu durum tek başına adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmez. Ancak, bu takdir keyfi, gerekçesiz veya diğer delillerle çelişkili ise, o zaman adil yargılanma hakkının 'gerekçeli karar hakkı' gibi alt ilkeleri ihlal edilmiş olabilir.