İdari yargıda, dava konusu işlemin 'uygulanmakla etkisi tükenecek' nitelikte olup olmadığına karar verilirken hangi kriterler göz önünde bulundurulur? Kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin işlemlerin bu kapsamda sayılmamasının sebebi nedir?
Bir işlemin 'uygulanmakla etkisi tükenecek' nitelikte olup olmadığına karar verilirken temel kriter, işlemin icrası sonucunda ortaya çıkan durumun, davanın sonunda verilecek bir iptal kararıyla eski haline getirilip getirilemeyeceği veya bu geri dönüşün ne ölçüde anlamlı olacağıdır. Temel kriterler şunlardır: 1) Geri Dönülmezlik: İşlemin, fiziksel veya hukuki olarak geri döndürülemez sonuçlar doğurması (örn. bir binanın yıkımı). 2) Anlamsız Kalma: Geri dönüş mümkün olsa bile, geçen süre nedeniyle iptal kararının pratik bir fayda sağlamayacak olması (örn. belirli bir tarihte yapılacak bir sınavın iptali davasında, sınav yapıldıktan sonra verilecek kararın anlamsız kalması). Kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin işlemlerin bu kapsamda sayılmamasının sebebi ise, bu işlemlerin geri döndürülebilir nitelikte olmasıdır. Yani, bir atama işlemi dava sonunda iptal edilirse, memurun eski görevine iade edilmesi hukuken ve fiilen mümkündür. Kanun koyucu, bu işlemlerin doğuracağı kişisel zorlukların, idarenin personel rejimini düzenleme ve kamu hizmetini yürütme ihtiyacı karşısında 'telafisi imkansız zarar' niteliğinde olmadığını ve savunma alınmadan YD kararı verilecek kadar acil bir durum teşkil etmediğini kabul etmiştir.