Yargıtay'ın, hakaret suçuna ilişkin kararlarında sıkça kullandığı 'rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı' nitelemesi, Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün hangi boyutuyla ilgilidir?
Bu niteleme, Anayasa'nın 26. maddesi ve AİHS'nin 10. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız bulunan fikirleri değil, aynı zamanda 'incitici, şoke edici ya da endişelendirici' ifadeleri de koruması boyutuyla ilgilidir. Yargıtay 4. CD'nin 2020/21012 sayılı kararında da belirtildiği gibi, demokratik bir toplum, hoşgörü ve açık fikirlilik gerektirir. Yargıtay'ın 'rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı' bulduğu ancak hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığına karar verdiği ifadeler (örn. 'terbiyesiz', 'yalaka', 'adam değilsin'), ifade özgürlüğünün bu geniş koruma alanına giren, cezalandırılması halinde 'soğutma etkisi' (chilling effect) yaratabilecek ve kamusal tartışmayı engelleyebilecek sözler olarak değerlendirilmektedir. Bu, ceza hukukunun ifade özgürlüğüne müdahalesinin 'demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü' olması gerektiği ilkesinin bir sonucudur.