YCGK 2013/599 sayılı kararında, iletişimin denetlenmesiyle elde edilen delillerin örgüt üyeleri için de kullanılabileceğine karar verilmiştir. Bu karar, CMK m. 135/6'nın 'suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçu için uygulanamaz' şeklindeki açık lafzına rağmen nasıl verilebilmiştir? Kararın temelindeki teleolojik (amaçsal) yorumu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330975

Bu karar, kanunun lafzından ziyade amacına (teleolojik yorum) dayanılarak verilmiştir. Kararın temelindeki mantık şudur: 1) Soruşturmanın Dinamik Yapısı: Bir örgütlü suç soruşturması başladığında, kimin yönetici, kimin üye olduğunun baştan tespiti imkansıza yakındır. Bu ayrım yargılama sonunda ortaya çıkar. 2) Kanun Koyucunun Amacı: Kanun koyucunun amacı, örgütlü suçlarla etkin bir şekilde mücadele etmektir. Eğer dinleme kararları sadece sonradan yönetici olduğu anlaşılanlar için geçerli sayılıp üyeler için geçersiz kabul edilirse, örgütün bütününü ortaya çıkarmak ve delillendirmek imkansızlaşır, bu da kanunun amacıyla çelişir. 3) Yasağın Dar Yorumlanması: YCGK, CMK m. 135/6'daki yasağın, 'sadece ve sadece örgüt üyeliği suçundan' ve şüphelinin baştan itibaren sadece bir üye olduğunun bilindiği durumlarda uygulanabileceğini kabul etmiştir. Ancak, soruşturma 'örgütlü suç' (örneğin örgütlü uyuşturucu ticareti) gibi daha genel bir şüpheyle başlatılmışsa, elde edilen deliller, yargılama sonunda üye olduğu anlaşılanlar da dahil olmak üzere örgütün tüm mensupları için kullanılabilir. Bu, lafzı aşan ama örgütlü suçla mücadelenin etkinliğini sağlayan amaçsal bir yorumdur.