Tanığın, CMK m. 54 uyarınca yemin etmesi ile HMK m. 255 uyarınca beyanının doğruluğuna itiraz edilmesi, tanığın beyanının delil değeri üzerinde ne gibi farklı etkiler yaratır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330973

İki durumun delil değeri üzerindeki etkisi nitelik olarak farklıdır. 1) Yemin Etme (CMK m. 54): Yemin, tanık beyanının 'geçerlilik şartı' ve delil değerini 'artıran' bir unsurdur. Yeminli bir tanığın beyanı, kural olarak daha güvenilir ve güçlü bir delil olarak kabul edilir. Yeminin yokluğu ise, tanık beyanını delil olarak 'geçersiz' kılar ve hükme esas alınmasını engeller. Yani yemin, delilin formel gücünü ve hukuki geçerliliğini doğrudan etkiler. 2) Beyana İtiraz (HMK m. 255): Tanığın beyanının doğruluğuna itiraz edilmesi, beyanı hukuken geçersiz kılmaz. Tanık yine de dinlenir ve beyanı bir delil olarak dosyaya girer. Ancak bu itiraz, mahkemenin delilleri serbestçe takdir etme aşamasında (HMK m. 198) tanık beyanının 'delil değerini' veya 'güvenilirliğini' 'zayıflatan' bir unsur olarak dikkate alınır. Mahkeme, itiraz edilen tanığın beyanına, diğer delillerle destekleniyorsa itibar edebilir veya itirazı haklı bularak daha az ağırlık verebilir. Kısacası, yemin delilin varlığını/yokluğunu etkilerken, itiraz delilin takdirdeki gücünü etkiler.