CMK m. 54/1 uyarınca yemin, tanıklıktan 'önce' verilir. Ancak fıkranın devamında yeminin 'tanıklıktan sonraya' bırakılabileceği belirtilmiştir. Bu iki durumun tanığın psikolojisi ve beyanının güvenilirliği üzerindeki potansiyel etkilerini karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330939

Yeminin tanıklıktan önce veya sonra verilmesi, tanığın psikolojisi ve beyanın güvenilirliği üzerinde farklı etkilere sahiptir. 1) Yeminin Önce Verilmesi: Bu, kural olan durumdur. Yeminin başta edilmesi, tanığı beyanda bulunacağı tüm süreç boyunca yalan söylemenin cezai sonuçları (TCK m. 272) konusunda bir baskı altında tutar. Bu durum, tanığın daha dikkatli, sorumlu ve doğruyu söylemeye odaklı olmasını teşvik eder. Gerekçede de belirtildiği gibi, 'doğrunun daha büyük bir olasılıkla söyleneceği' düşünülür. 2) Yeminin Sonra Verilmesi: Bu istisnai durumda, tanık ifade verirken henüz yemin etmemiştir. Bu, tanığın üzerindeki psikolojik baskıyı azaltabilir ve daha rahat, belki de daha az dikkatli ifade vermesine yol açabilir. İfadesini tamamladıktan sonra yemin etmesi istendiğinde, daha önce söylediği yalan veya çelişkili beyanları düzeltme şansı kalmamış olabilir. Bu durum, tanığı ya yalan yere yemin etmeye ya da önceki ifadesiyle çelişkiye düşmeye zorlayabilir. Bu nedenle, yeminin sonraya bırakılması, beyanın güvenilirliği açısından bir risk taşıyabilir ve sadece zorunlu hallerde başvurulması gereken bir yöntemdir.