Hakaret suçunda 'eleştiri' ile 'hakaret' arasındaki sınırı belirlemede kullanılan kriterler nelerdir? Özellikle kamuya mal olmuş kişiler (siyasetçiler, sanatçılar) açısından bu sınır nasıl farklılaşmaktadır?
Eleştiri ile hakaret arasındaki sınırı belirlemede kullanılan temel kriter, ifadenin kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide etme kastı taşıyıp taşımadığı ve bu amaca yönelik olup olmadığıdır. Kriterler şunlardır: 1) İfade, bir düşünce açıklaması mı, yoksa sövme mi?: Eleştiri, bir fikri, olayı veya kişiyi olumlu/olumsuz değerlendirmeyi amaçlarken; hakaret, kişiyi aşağılamayı, küçük düşürmeyi hedefler. 2) Somut olgulara dayanma: Eleştiri, genellikle somut olay veya verilere dayanırken, dayanaksız ve genelleyici aşağılamalar hakarete yaklaşır. 3) Kamu yararı ve ilgi: İfadenin kamuyu ilgilendiren bir tartışmaya katkı sunup sunmadığı önemlidir. Kamu yararı olan konularda eleştiri sınırları daha geniştir. Kamuoyuna mal olmuş kişiler (siyasetçiler, sanatçılar vb.) açısından bu sınır, sıradan vatandaşlara göre daha geniştir. AİHM ve Yargıtay içtihatlarına göre, bu kişiler kendilerini kamuoyunun denetimine açtıkları için, daha sert, rahatsız edici ve şoke edici eleştirilere katlanmak zorundadırlar. Onlara yönelik eleştiriler, özel hayatın mahrem alanına girmedikçe ve salt aşağılama amacı taşımadıkça, ifade özgürlüğü kapsamında daha geniş bir korumadan yararlanır.