HMK m. 255'in gerekçesinde, maddenin 1086 sayılı Kanun'daki düzenlemenin 'hukukî dinlenilme hakkının bir gereği olarak aynen korunduğu' belirtilmektedir. Tanıklara itiraz imkanının, hukuki dinlenilme hakkı ile olan bağlantısını açıklayınız.
Hukuki dinlenilme hakkı (Anayasa m. 36, HMK m. 27), tarafların yargılamayla ilgili olarak bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkını kullanma ve mahkemenin de bu açıklamaları dikkate alarak karar vermesini içeren temel bir usul hakkıdır. Tanıklara itiraz imkanı, bu hakkın 'açıklama ve ispat' boyutunun bir yansımasıdır. Bir taraf, aleyhine tanıklık yapacak kişinin beyanlarının güvenilirliğini sarsacak nedenler (tarafgirlik, menfaat, husumet vb.) olduğunu düşünüyorsa, bu durumu mahkemeye bildirme (açıklama yapma) ve delillerle kanıtlama (ispat etme) hakkına sahip olmalıdır. Mahkemenin de bu itirazı dinleyip değerlendirmesi, hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir. Bu imkan tanınmazsa, tarafın aleyhindeki bir delile karşı savunma yapma hakkı kısıtlanmış olur.