Bir ceza davasında, birden fazla tanığın (örneğin M.O., R.U., A.Ö.) tamamının yeminleri yaptırılmadan dinlenmesi, Yargıtay tarafından tek bir usul hatası olarak mı görülür, yoksa her bir tanık için ayrı bir bozma nedeni midir?
Yargıtay'ın yaklaşımı, bu durumun yargılamanın temel prensiplerine aykırılık teşkil eden ciddi bir usul hatası olduğu yönündedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/848 sayılı kararında olduğu gibi, birden fazla tanığın yeminsiz dinlenmesi tek bir başlık altında (örneğin, 'b' bendi) bozma nedeni olarak sayılmıştır. Bu, her bir tanık için ayrı ayrı değil, CMK m. 54/1'e yönelik genel bir muhalefet olarak kabul edilir. Ancak bu durumun esasa etkili ve hükmün bozulmasını gerektiren tek bir önemli usul hatası olduğu açıktır. Her tanık için ayrı bir bozma kararı verilmesi pratik değildir; önemli olan, bu usule aykırılığın bir bütün olarak hükmü sakatladığının tespitidir.