HMK m. 255'e göre bir tanığın beyanının doğruluğu konusunda kuşku duyulmasını gerektiren sebeplerin varlığını kim, nasıl ispat etmelidir? Akrabalık veya husumet gibi durumlar tek başına tanıklığın geçersiz sayılması için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330846

HMK m. 255'e göre, bir tanığın davada yararı olması gibi, tanıklığının doğruluğu konusunda kuşku yaratan bir sebep varsa, bunu taraflardan biri (davacı veya davalı) 'iddia ve ispat edebilir'. Yani ispat yükü, tanığın beyanına itiraz eden taraftadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, akrabalık, işçi-işveren ilişkisi veya husumet gibi durumlar tek başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/6856 ve 2017/3455 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, aksine ciddi ve inandırıcı delil veya olgularla desteklenmedikçe, asıl olan tanıkların doğruyu söylediğidir. Mahkeme, tanığın beyanını sadece bu tür bir ilişki nedeniyle geçersiz sayamaz; ancak bu durumu delilleri takdir ederken bir unsur olarak göz önünde bulundurabilir.