CMK m. 135/6 uyarınca, 'suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma' suçu için iletişimin dinlenmesi tedbiri uygulanamaz. YCGK 2013/599 sayılı kararında bu yasak nasıl yorumlanmış ve 'örgüt yöneticisi' ile 'üye' ayrımının yargılama sürecindeki rolü nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330835

YCGK 2013/599 sayılı kararında bu yasak dar yorumlanmıştır. Karara göre, CMK m. 135/6'daki 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220)' ifadesi, örgüt üyeliğini (fıkra 2) dışarıda bırakmaktadır. Ancak, bir soruşturma başladığında şüphelilerin hangisinin yönetici, hangisinin üye olduğunun baştan bilinmesi genellikle mümkün değildir. Bu ayrım ancak yargılamanın sonunda netleşir. Bu nedenle, 'örgütlü suç' şüphesiyle alınan bir dinleme kararından elde edilen deliller, yargılama sonucunda 'üye' olduğu anlaşılan sanıklar aleyhine de kullanılabilir. Aksi bir yorum, yani baştan itibaren üye olduğu bilinen ve sadece üyelikten soruşturulan kişiler haricinde, delillerin kullanılamayacağını kabul etmek, örgütlü suçlarla mücadeleyi zorlaştırır. Dolayısıyla, soruşturmanın başlangıcındaki suç vasfı (örgütlü suç) dinleme kararının hukuka uygunluğu için yeterlidir ve elde edilen deliller, sonradan üye olduğu tespit edilen sanıklar için de geçerlidir.