Bir ceza davasında sanık, hem Anayasayı ihlal suçundan hem de bu eylemle bağlantılı olarak vahim nitelikte öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmaktadır. Ancak bu suçlar için farklı mahkemelerde ayrı ayrı davalar açılmıştır. Mahkemenin, bu davaları birleştirmeden, sadece bir suçtan (öldürmeye teşebbüs) karar vermesi usulen doğru mudur? (YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/1078 Karar: 2015/1930)
Hayır, usulen doğru değildir. Bu durumda davalar arasında CMK m. 8 anlamında açık bir hukuki ve fiili bağlantı bulunmaktadır. Eylemler aynı olay örgüsü içinde ve aynı amaç (Anayasayı ihlal) doğrultusunda işlenmiştir. Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, bu tür durumlarda davaların birleştirilerek delillerin bir bütün olarak birlikte değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre takdir edilmesi gerekir. Davaları birleştirmemek, delillerin parçalanmasına, eylemin bütünlüğünün gözden kaçırılmasına ve potansiyel olarak çelişkili kararlar verilmesine yol açabilir. Bu nedenle, mahkemenin diğer davayı bekleyerek ve dosyaları birleştirerek yargılama yapması gerekirken, tek bir suçtan hüküm kurması eksik inceleme ve usule aykırılık nedeniyle bozma sebebidir.