Ticareti terk suçundan (İİK m. 337/a) yargılanan sanığın, başka bir dosyadaki duruşmada, farklı bir şirketle ilgili olarak 'şirketin faaliyetine son verdim' şeklinde bir ikrarda bulunduğu tutanak, mevcut davada aleyhine delil olarak kullanılabilir mi? Mahkemenin bu ikrarı hükme esas almadan önce hangi hususları araştırması gerekir? (Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas : 2014/11-106 Karar : 2014/414)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330311

Bu ikrar, tek başına delil olarak kullanılamaz. Mahkemenin, bu ikrarı hükme esas almadan önce bazı hususları araştırması zorunludur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında da belirtildiği gibi, ikrarın delil olabilmesi için, mevcut davayla ilgili olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanması gerekir. Bu kapsamda mahkeme; 1) Sanığın ikrarının hangi şirketle ilgili olduğunu netleştirmelidir. Tutanakta geçen şirket adresi ile yargılamaya konu şirketin adresinin farklı olması, ikrarın bu davayla ilgili olmadığı yönünde ciddi bir şüphe yaratır. 2) İkrarın doğruluğunu başka delillerle teyit etmelidir. Şirketin ticareti fiilen terk edip etmediği konusunda zabıta araştırması yaptırmalı, vergi dairesinden mükellefiyetinin devam edip etmediğini sormalıdır. Bu araştırmalar yapılmadan, başka bir dosyadan alınan ve hangi şirketle ilgili olduğu belirsiz bir ikrara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, eksik araştırma nedeniyle bozma nedenidir.