CMK m. 142/9, haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davalarında vekalet ücretinin, nispi olarak hesaplanacağını ancak bu miktarın 'ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağını' düzenlemiştir. Bu hükmün, çok yüksek meblağlı maddi tazminat davaları üzerindeki etkisi nedir? Bu düzenlemenin amacı ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330307

Bu hüküm, haksız koruma tedbiri davalarında avukatlık vekalet ücretine bir 'üst sınır' (tavan) getirmektedir. Normalde hukuk davalarında vekalet ücreti, dava değeri üzerinden nispi olarak (belirli bir yüzdeyle) hesaplanır ve dava değeri arttıkça vekalet ücreti de artar. Ancak bu özel düzenleme nedeniyle, örneğin 1 milyon TL'lik bir maddi tazminat davası kazanılsa bile, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti, o yılki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde Ağır Ceza Mahkemeleri için belirlenen maktu (sabit) ücreti geçemeyecektir. Bu miktar, 1 milyon TL'nin nispi vekalet ücretinden çok daha düşük olacaktır. Bu düzenlemenin amacı, Hazine'yi (devleti) fahiş vekalet ücreti ödeme yükümlülüğünden korumaktır. Kanun koyucu, devletin kendi kusurundan kaynaklanan bu davalarda bir yandan vatandaşı tazmin ederken, diğer yandan kamu maliyesine aşırı bir yük binmesini engellemek için vekalet ücretine böyle bir tavan getirmiştir.