HMK'nın 24. maddesinin 3. fıkrası 'Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisi devam eder.' hükmünü içerir. Bu hükmün pratik yansımaları nelerdir? Tarafların bu yetkiyi kullanabileceği usuli işlemlere üç örnek veriniz.
Bu fıkra, özel hukuktaki irade serbestisinin, dava açıldıktan sonra da devam ettiğini vurgular. Taraflar, kamu düzenini ilgilendirmeyen ve üzerinde serbestçe tasarruf edebildikleri (örneğin alacak, tazminat, tapu iptali gibi) davalarda, yargılamanın her aşamasında davayı sona erdiren veya konusunu değiştiren işlemler yapabilirler. Bu hükmün pratik yansımaları şunlardır: 1) Davadan Feragat (HMK m. 307): Davacı, davalının rızasına gerek olmaksızın, tek taraflı bir beyanla davasından ve talep ettiği haktan kısmen veya tamamen vazgeçebilir. 2) Davayı Kabul (HMK m. 308): Davalı, davacının talep sonucunu kısmen veya tamamen kabul ederek uyuşmazlığı sona erdirebilir. 3) Sulh (HMK m. 313): Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığı mahkeme önünde karşılıklı anlaşarak, kısmen veya tamamen sona erdiren bir sözleşme yapabilirler. Bu üç işlem de tasarruf ilkesinin birer sonucudur ve tarafların dava üzerindeki irade serbestisini gösterir.