Haksız tutuklama nedeniyle manevi tazminat miktarının belirlenmesinde mahkemenin ve Yargıtay'ın dikkate aldığı objektif ve subjektif kriterler nelerdir? Tutukluluk süresi tek belirleyici midir?
Manevi tazminatın belirlenmesinde nesnel bir formül olmamakla birlikte, Yargıtay kararlarında (örneğin 12. CD, 2017/2599 K.) bir dizi kriterin dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Bunlar: 1) Tutukluluk Süresi: En temel kriterlerden biridir, süre uzadıkça elem ve ızdırap artar. 2) Davacının Sosyal ve Ekonomik Durumu: Kişinin toplumdaki statüsü, mesleği, gelir düzeyi (örneğin bir general ile asgari ücretli bir işçiye hükmedilecek tazminat farklı olabilir). 3) Üzerine Atılı Suçun Niteliği: Kişinin onur ve itibarını daha fazla zedeleyen (örneğin cinsel saldırı, terör) suçlamalarda daha yüksek tazminat takdir edilebilir. 4) Tutuklanmaya Neden Olan Olayın Cereyan Tarzı: Tutuklamanın kamuoyuna yansıma şekli, basında yer alması gibi hususlar. 5) Paranın Satın Alma Gücü: Tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar paranın değerindeki değişim. Tüm bu kriterler birlikte değerlendirilerek 'hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar' belirlenir. Tutukluluk süresi önemli olsa da tek belirleyici değildir.