Boşanma davasında davalı kadın, cevap dilekçesinde boşanmayı kabul ettiğini belirtmiş ancak nafaka ve tazminat talebinde bulunmuştur. Bu dilekçe, usulüne uygun açılmış bir 'karşı boşanma davası' olarak kabul edilebilir mi? Mahkemenin, bu dilekçeye dayanarak kadının da boşanma davası açtığını kabul edip karar vermesi HMK'nın hangi maddelerine aykırılık teşkil eder? (YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas : 2016/16742 Karar : 2018/6494)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330253

Hayır, bu dilekçe usulüne uygun açılmış bir karşı boşanma davası olarak kabul edilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, bir talebin karşı dava sayılabilmesi için, HMK'daki dava açma usullerine uygun olarak, harcı yatırılmış bir karşı dava dilekçesi ile ileri sürülmesi gerekir. Davalının beyan dilekçesiyle boşanmayı kabul etmesi ve fer'i taleplerde bulunması, bağımsız bir boşanma iradesini ortaya koyan bir karşı dava niteliği taşımaz. Mahkemenin, usulüne uygun bir karşı dava olmamasına rağmen varmış gibi kabul ederek davalı kadın lehine de boşanma kararı vermesi, HMK'nın şu maddelerine aykırıdır: 1) HMK m. 24 (Tasarruf İlkesi): Hakim, talep olmaksızın bir davayı inceleyip karara bağlayamaz. 2) HMK m. 26 (Taleple Bağlılık İlkesi): Hakim, tarafların talep sonuçlarından fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu durum, açık bir kanuna aykırılık teşkil eder ve hükmün bozulmasını gerektirir.