Tek bir faturada, hem gerçekte hiç alınmamış bir malın alınmış gibi gösterilmesi (sahtecilik unsuru) hem de gerçekte alınmış başka bir malın fiyatının olduğundan yüksek gösterilmesi (yanıltıcılık unsuru) eylemleri bir arada bulunsaydı, failin cezai sorumluluğu nasıl belirlenirdi? Bu durumu TCK m. 44'te düzenlenen 'fikri içtima' kurumu açısından, metin yazarının görüşlerini de dikkate alarak analiz ediniz.
Bu konuda iki temel görüş vardır. Birinci görüşe göre, tek bir fatura ve tek bir imza ile irade beyanı yansıtıldığı için 'tek bir fiil' vardır. Bu tek fiille hem sahtecilik (VUK m. 359/b) hem de yanıltıcılık (VUK m. 359/a-2) suçları işlendiğinden, TCK m. 44'teki 'fikri içtima' kuralı uygulanmalı ve faile daha ağır olan sahte belge düzenleme/kullanma suçunun cezası verilmelidir. Ancak metin yazarı bu görüşe katılmamaktadır. Yazara göre, fatura tek olsa da içeriğindeki işlemler (alışverişler) ayrı eylemlerdir. Gerçekte olmayan bir malı göstermek ile olan bir malın fiyatını değiştirmek 'ayrı fiiller'dir. Ayrı fiillerin varlığı ise TCK m. 44'ün uygulanmasına engeldir. Yazara göre bu durumda fail, her bir eyleminden dolayı (hem sahtecilik hem de yanıltıcılık) ayrı ayrı cezalandırılmalıdır. Dolayısıyla ortada 'gerçek içtima' durumu vardır.