Geçit hakkı kurulması istemiyle açılan bir davada mahkeme, davalılardan birinin davaya dahil edilmesinden önce keşif yapmış ve bu keşfe dayalı bilirkişi raporuyla hüküm kurmuştur. Sonradan davaya dahil edilen davalının yokluğunda yapılan bu keşif, hukuken geçerli midir? Bu durumun hukuki sonucu nedir? (YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ Esas : 2014/11449 Karar : 2015/2307)
Hayır, hukuken geçerli değildir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2014/11449 E., 2015/2307 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, HMK m. 290 uyarınca keşif, taraflar usulen davet edildikten sonra hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. Bir tarafın davaya usulüne uygun şekilde dahil edilmesinden ve savunma hakkı tanınmasından önce yapılan bir keşif, o tarafın hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ve savunma hakkını ihlal eder. Dolayısıyla, sonradan davalı olan kişinin yokluğunda yapılan keşif ve buna dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Mahkemenin, bu davalıya hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak yeniden keşif yapması ve sonuca göre bir karar vermesi gerekir. Bu usuli eksiklik, hükmün bozulması sonucunu doğurur.