VUK m.359/b uyarınca 'sahte belge', 'gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge' olarak tanımlanmıştır. Bir mükellef (C), malı fiilen A'dan satın almasına rağmen, faturayı mal satışı yapmayan B firmasından temin etmiştir. Bu durumda düzenlenen fatura 'sahte belge' mi yoksa 'muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge' mi sayılır? Yargıtay içtihatları ve doktrindeki baskın görüş ışığında C'nin cezai sorumluluğunu VUK m.359/a-2 ve m.359/b açısından değerlendiriniz.
Bu durumda düzenlenen fatura 'sahte belge' sayılır ve fail hakkında VUK m.359/b hükmü uygulanmalıdır. Sahte belgenin temel özelliği, belgede gösterilen hukuki muamele veya durumun gerçekte hiç var olmamasıdır. Olayda, mal alımı gerçek olsa dahi, bu alım faturayı düzenleyen B firması ile alıcı C firması arasında gerçekleşmemiştir. Yani, fatura, B ve C arasında varmış gibi bir satım ilişkisi göstermektedir ki böyle bir ilişki gerçekte yoktur. Bu nedenle belge sahtedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 11.01.2012 tarihli, 2011/12571 E. ve 2012/199 K. sayılı kararında da benzer bir durumda, malın gerçekte satın alınmasına rağmen başka bir mükellefin faturası ile belgelendirilmesi halinde, faturayı düzenleyen ile alan arasında gerçek bir ticari alışveriş bulunmadığı için belgenin VUK m.359/b uyarınca sahte belge olarak değerlendirilmesine hükmedilmiştir. Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (VUK m.359/a-2) ise, gerçek bir muameleye dayanmakla birlikte bu muameleyi miktar veya mahiyet olarak farklı yansıtan belgedir. Olayda ise fatura, temelindeki alıcı-satıcı ilişkisini tamamen yanlış yansıttığı için sahtedir.