'Çekte Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme Suçu'nun Anayasa'nın 38. maddesi ve AİHS Ek 4 Nolu Protokol'ün 1. maddesinde yer alan 'sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememe nedeniyle özgürlüğünden alıkonulamama' ilkesine aykırılığı iddiası karşısında Anayasa Mahkemesi'nin yaklaşımı ne olmuştur? Bu konudaki hukuki tartışmayı özetleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330198

Anayasa Mahkemesi, 26.07.2017 tarihli ve 2016/191 E., 2017/131 K. sayılı kararıyla, Çek Kanunu'nun 5. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir. Mahkeme gerekçesinde, çekin temel bir borç ilişkisinden bağımsız, kambiyo hukukuna özgü bir borç doğuran özel bir havale olduğunu vurgulamıştır. Çekin temelinde her zaman bir sözleşme bulunması zorunlu olmadığı gibi, olsa bile bu ilişkiden bağımsız bir kambiyo taahhüdü söz konusudur. Bu nedenle, karşılıksız çek nedeniyle uygulanan ve ödenmemesi halinde hapis sonucunu doğuran adli para cezasının, 'sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün' ihlali olarak değil, kambiyo taahhüdünün ihlali ve kamu güvenini sarsan bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Metinde ayrıca, Türkiye'nin AİHS Ek 4 Nolu Protokol'ü onaylamasına rağmen onay belgelerini Avrupa Konseyi'ne vermediği için AİHM'e bu konuda bireysel başvuru yapılamadığı, ancak yapılması halinde ihlal kararı çıkabileceği kanaati belirtilmiştir.