Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu bir iş yerinde çalışan işçi, işçilik alacakları için sadece asıl işverene karşı dava açmıştır. Yargıtay'ın önceki bazı kararlarında alt işverenin de davaya dahil edilmesi gerektiği belirtilirken, Hukuk Genel Kurulu'nun son görüşü bu yönde midir? Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişki, HMK'ya göre zorunlu mu, yoksa ihtiyari dava arkadaşlığı mıdır? (YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas: 2015/22-2757 Karar: 2017/824)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330188

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında da belirtildiği gibi, asıl işveren ile alt işveren arasındaki sorumluluk, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca 'birlikte (müştereken ve müteselsilen) sorumluluk'tur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, müteselsil borçlular arasındaki ilişki, 'ihtiyari dava arkadaşlığı'dır. Bu, alacaklının (işçinin) dilerse sadece asıl işverene, dilerse sadece alt işverene veya dilerse her ikisine birden dava açabileceği anlamına gelir. Davacıyı, alt işvereni de davaya dahil etmeye zorlamak, tasarruf ilkesine (HMK m. 24) aykırıdır. Özel Daire'nin 'alt işverenin de davaya davalı olarak katılması' yönündeki bozma kararına karşı, yerel mahkemenin bunun ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu ve mahkemenin resen taraf ekleyemeyeceği yönündeki direnmesi, Hukuk Genel Kurulu tarafından yerinde bulunmuştur. Dolayısıyla alt işverenin davaya dahil edilmesi zorunlu değildir.