Haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davalarında, davacının maddi zararını (kazanç kaybını) ispat için herhangi bir belge sunamaması durumunda mahkeme davayı reddetmeli midir, yoksa bir hesaplama yapabilir mi? Eğer yapabilirse bu hesaplamanın dayanağı ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330180

Hayır, mahkeme davayı reddetmemelidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, davacının haksız yere tutuklu kaldığı sabit olduğundan, bu süre zarfında çalışamadığı ve bir kazanç kaybına uğradığı hayatın olağan akışına uygun bir karinedir. Davacı, daha yüksek bir geliri olduğunu belgeleyemiyorsa, mahkeme, onun en azından asgari düzeyde bir gelirden mahrum kaldığını varsaymak zorundadır. Bu durumda hesaplamanın dayanağı, davacının tutuklu kaldığı dönemde yürürlükte olan 'net asgari ücret' olmalıdır. Metinde de belirtildiği gibi, 'uygulamada evraklar sunulmadığı takdirde, davacıya asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminat verilmektedir.' Yargıtay 12. Ceza Dairesi de, belge ibraz edemeyen davacının kazanç kaybının, yaşına uygun (16 yaşından büyük veya küçük) net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmektedir. Davanın tamamen reddi hukuka aykırı olur.