Bir davada davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL'lik bir alacak davası açmış ve yargılama sırasında bu talebini 50.000 TL'ye çıkarmak için ıslah yapmıştır. Mahkemenin, yargılama sonunda bu ıslah talebini dikkate almadan, sadece ilk talep olan 10.000 TL üzerinden karar vermesi, HMK'nın hangi temel ilkesine aykırılık oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330179

Bu durum, HMK m. 24'te düzenlenen 'tasarruf ilkesi' ve bu ilkenin bir yansıması olan 'taleple bağlılık ilkesi'nin (HMK m. 26) yanlış yorumlanmasına ve HMK m. 176 vd. düzenlenen 'ıslah' kurumunun ihlaline yol açar. Islah, tarafların iddia ve savunmalarını genişletme veya değiştirme hakkıdır ve usulüne uygun yapıldığı takdirde mahkeme tarafından dikkate alınmak zorundadır. Davacı, ıslah yoluyla talep sonucunu 50.000 TL'ye çıkardığında, artık mahkemenin bağlı olacağı talep bu yeni miktardır. Mahkemenin, geçerli bir ıslahı yok sayarak ilk talep üzerinden karar vermesi, davacının usuli bir hakkını kullanmasını engellemek ve talebinden daha azına (eksik) karar vermek anlamına gelir. Bu durum, davacının 'davasını takip etme ve talebini belirlemedeki serbestisine' (tasarruf ilkesi) bir müdahaledir ve bozma nedenidir. Mahkeme, ıslahla artırılan 50.000 TL'lik talep üzerinden bir değerlendirme yapmalı ve buna göre hüküm kurmalıdır.