CMK m. 213, sanığın kollukta müdafii huzurunda alınan ifadesinin duruşmada okunabileceğini belirtir. Sanık, duruşmada susma hakkını kullanırsa, önceki bu ifadesinin okunması hukuka uygun mudur? Sanığın önceki ifadeleri arasındaki 'çelişki' şartı bu durumda nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330147

Bu konu doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, baskın görüşe göre sanığın duruşmada susması, önceki ifadesiyle arasında bir 'çelişki' olarak yorumlanamaz ve bu nedenle önceki ifadesi delil olarak okunamaz. CMK m. 213'ün lafzı, okunabilme şartı olarak 'aralarında çelişki bulunması halinde' demektedir. Çelişkinin var olabilmesi için, sanığın duruşmada önceki ifadesinden farklı, yeni bir beyanda bulunması gerekir. Susma hakkı ise bir beyan değildir, Anayasal bir hakkın kullanılmasıdır. Sanığın susma hakkını kullanması, önceki ifadesini inkar ettiği veya değiştirdiği anlamına gelmez. Bu hakkın kullanımını, aleyhine bir delil yaratacak şekilde (önceki ifadeyi okutarak) cezalandırmak, susma hakkının özünü zedeler. Dolayısıyla, sanık duruşmada susarsa, müdafili kolluk ifadesi de dahil olmak üzere önceki ifadeleri, bir çelişki olmadığı için CMK m. 213 uyarınca delil olarak okunup hükme esas alınamaz.