Bir tapu iptali davasında, Yargıtay'ın bozma ilamında 'taşınmazın öncesini bilen yerel bilirkişiler ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, taraf tanıklarının davetiye ile çağrılarak dinlenilmesi' gibi bir dizi usuli işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin bozmaya uyup bu işlemlerin bir kısmını yaparak (örneğin sadece yerel bilirkişi dinleyip tanıkları çağırmadan) karar vermesi halinde, bu durum 'usuli müktesep hak' ilkesini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330130

Bu durum, usuli müktesep hak ilkesinin ihlali anlamına gelir ve hükmün yeniden bozulmasını gerektirir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2015/20776 E., 2018/171 K. sayılı kararında ifade edildiği gibi, mahkeme Yargıtay'ın bozma ilamına uymakla, bozma kararında gösterilen şekilde işlem yapmayı ve incelemede bulunmayı kabul etmiş olur. Bu durum, kararı temyiz etmeyerek veya temyiz talebi reddedilerek bozma kararına uyan taraf lehine 'usuli müktesep hak' (usule ilişkin kazanılmış hak) doğurur. Mahkeme, bozma ilamında belirtilen tüm usuli eksiklikleri (tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması, çelişkilerin giderilmesi vb.) eksiksiz olarak yerine getirmek zorundadır. Bu gerekleri kısmen yerine getirerek karar vermesi, usuli müktesep hakkı zedeler ve eksik inceleme nedeniyle yeni bir bozma sebebi oluşturur.