HMK m. 24'te düzenlenen 'tasarruf ilkesi' gereğince, davalı-karşı davacı kadının usulüne uygun bir boşanma davası açmamasına rağmen, mahkemenin 'tarafların boşanma davalarının ayrı ayrı kabulü ile' boşanmalarına karar vermesi mümkün müdür? Bu durumun usul hukuku açısından sonucu ne olur? (YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas : 2016/20362 Karar : 2018/8762)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330109

Hayır, mümkün değildir. HMK m. 24/1, 'Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz.' hükmünü içerir. Davalı-karşı davacı kadın, karşı dava olarak boşanma talebinde bulunmamışsa veya bulunmuş ancak gerekli harcı yatırarak usulüne uygun bir dava açmamışsa, mahkemenin onun adına bir boşanma davası varmış gibi kabul edip boşanmaya karar vermesi tasarruf ilkesine (HMK m. 24) ve taleple bağlılık ilkesine (HMK m. 26) açıkça aykırıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, usulüne göre açılmış bir karşı dava yokken mahkemenin bu yönde hüküm kurması, hükmün bozulmasını gerektiren ağır bir usul hatasıdır.