2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 86. maddesi, hâkim ve savcıların suçlarına iştirak edenlerin aynı soruşturma ve kovuşturma mercilerine tabi olacağını düzenler. Bu hüküm uyarınca, birinci sınıfa ayrılmış bir hâkim ile ona iştirak eden sivil bir memurun davalarının Yargıtay'ın ilgili ceza dairesinde birleştirilebilmesi için aralarında sadece CMK m. 8 anlamında bir 'bağlantı' olması yeterli midir, yoksa kanun daha özel bir şart mı aramaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330103

Sadece CMK m. 8 anlamında bir 'bağlantı' olması yeterli değildir. Kanun daha özel bir şart olan 'iştirak' ilişkisini aramaktadır. Ceza Genel Kurulu'nun 2022/595 E., 2023/92 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, 2802 sayılı Kanun'un 86. maddesi açıkça 'hâkim ve savcıların suçuna iştirak' ifadesini kullanmaktadır. Bu ifadeden, kanun koyucunun Yargıtay'ın ilk derece mahkemesi olarak yargılama yapma yetkisini genişletmemek adına, sadece genel bir bağlantıyı yeterli görmediği, failler arasında TCK anlamında bir iştirak (faillik, azmettirme, yardım etme) ilişkisinin varlığını aradığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, iştirak ilişkisi olmadan sadece bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların Yargıtay'da birleştirilmesi mümkün değildir.