Bağlantılı davaların birleştirilmesi kural mıdır, istisna mıdır? Birleştirme kararının verilmesinde mahkemenin takdirini sınırlayan veya yönlendiren temel ilkeler nelerdir? Özellikle 'makul sürede yargılanma hakkı' bu takdir yetkisini nasıl etkiler?
Bağlantılı davaların birleştirilmesi bir istisnadır; genel kural her davanın ayrı görülmesidir. Birleştirme kararında mahkemenin takdirini yönlendiren temel ilkeler şunlardır: 1) Davalar arasında bağlantı olmalı, 2) Davaların birleştirilmesinde usul ekonomisi (zaman, emek ve masraftan tasarruf), delillerin birlikte değerlendirilmesi, çelişkili kararların önlenmesi gibi bir 'yarar' görülmeli, 3) Kanuni bir birleştirme yasağı (örneğin İİK m. 346/2) bulunmamalıdır. 'Makul sürede yargılanma hakkı' (Anayasa m. 36, 141; AİHS m. 6) bu takdir yetkisini önemli ölçüde sınırlar. Ceza Genel Kurulu'nun 2021/363 E., 2021/636 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, eğer davaların birleştirilmesi, sanık sayısı, olayın karmaşıklığı gibi nedenlerle yargılamayı gereksiz yere uzatacak ve sanıkların makul sürede yargılanma hakkını ihlal edecekse, birleştirmede hukuki yarar olmadığı kabul edilmeli ve bu yola başvurulmamalıdır.