İftira suçundan dolayı hakkında beraat kararı verilen mağdur, iftira nedeniyle tutuklanmış veya gözaltına alınmışsa, iftira suçunun failinin cezai sorumluluğu nasıl şekillenir? Bu durumu TCK m. 267/4 ve suçların içtimaı kuralları açısından açıklayınız.
Bu durumda gerçek içtima hükümleri uygulanır. TCK m. 267/4'te özel bir içtima kuralı düzenlenmiştir. Buna göre, iftira nedeniyle hakkında beraat veya KYOK kararı verilen mağdur, bu fiil sebebiyle gözaltına alınır veya tutuklanırsa, iftirayı atan fail, hem iftira suçundan (TCK m. 267'nin ilgili fıkralarından) hem de ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (TCK m. 109) sorumlu tutulur. Bu durumda iftira eden, TCK m. 109 açısından 'dolaylı fail' olarak kabul edilir. Yani, iftira eylemiyle devletin organlarını (polis, savcı, hakim) suç işleme aracı olarak kullanarak mağdurun hürriyetinin kısıtlanmasına neden olduğu için, bu suçtan da ayrıca cezalandırılır. Bu, kanunun iftiranın yol açtığı en ağır sonuçlardan birine özel ve ağır bir yaptırım bağladığını gösterir.