Aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunmayan sanıklar hakkındaki davaların birleştirilmesi, 'yargılamanın makul sürede bitirilmesi' ilkesini nasıl ihlal eder?
Bu durum, ilkeyi birkaç yönden ihlal eder: 1) Karmaşıklık: İrtibatsız davaların birleştirilmesi, dosyadaki sanık, mağdur, tanık ve delil sayısını yapay olarak artırır. Bu da davanın takibini ve yönetimini zorlaştırarak yargılamayı karmaşık hale getirir. 2) Gecikmeler: Bir sanıkla ilgili bir delilin toplanması veya bir tanığın dinlenmesi için beklendiğinde, bu durumla hiçbir ilgisi olmayan diğer sanıkların yargılaması da gereksiz yere durmuş ve gecikmiş olur. 3) Savunma Hakkı: Her sanık, sadece kendi eylemiyle ilgili bir yargılamaya odaklanmak yerine, kendisiyle ilgisi olmayan birçok usuli işlemle ve duruşmayla meşgul olmak zorunda kalır. Bu da etkili bir savunma yapmasını zorlaştırır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/16278 E. kararında da bu durum savunma hakkının kısıtlanması olarak nitelendirilmiştir.