Anayasa değişikliği önerisinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ikiye ayrılması ve Adalet Bakanının kurullardaki rolünün yeniden düzenlenmesi, Montesquieu'nun 'kuvvetler ayrılığı' teorisi açısından nasıl bir anlam taşır?
Bu değişiklik, Montesquieu'nun 'kuvvetler ayrılığı' teorisinin klasik yorumuna bir geri dönüşü ve bu ilkeyi güçlendirmeyi hedefler. Teoriye göre, özgürlüklerin korunabilmesi için yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden kesin olarak ayrılması ve birbirini denetlemesi gerekir. Yürütme organının bir parçası olan Adalet Bakanı'nın, yargı mensuplarının atama ve terfilerine karar veren kurulda (HSK) başkan veya üye olması, bu ayrıma gölge düşüren ve yürütmenin yargı üzerinde etkili olmasına imkan tanıyan bir durum olarak görülür. Kurulların ayrılması ve Bakan'ın Hakimler Kurulu'ndan çıkarılması, yargı erkinin yürütme erkinden kurumsal olarak ayrılmasını ve bağımsızlığının pekiştirilmesini amaçlayarak, kuvvetler ayrılığı ilkesinin daha katı bir şekilde uygulanmasını sağlamayı hedefler.