İftira suçunun (TCK m. 267) manevi unsuru 'doğrudan kast'tır. Bu suçun 'olası kast' ile işlenmesi neden mümkün değildir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330049

Çünkü iftira suçu, failin belirli bir amaçla hareket etmesini gerektiren, 'amaç suçu' (saik suçu) niteliğindedir. TCK m. 267, failin 'hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için' hareket etmesini şart koşar. Olası kastta ise (TCK m. 21/2), fail neticeyi öngörmesine rağmen 'olursa olsun' diyerek hareket eder; neticenin gerçekleşmesini kesin olarak istemez. İftira suçunda ise fail, mağdur hakkında bir işlem başlatılması neticesini özellikle istemekte ve bu amaçla hareket etmektedir. Bu 'sağlama amacı', olası kastla bağdaşmaz. Failin, 'belki soruşturma açılır, belki açılmaz, ne olursa olsun' diyerek hareket etmesi, kanunun aradığı özel kastı karşılamaz. Bu nedenle iftira suçu sadece doğrudan kastla işlenebilir.