HMK m. 290(2)'ye göre mahkemenin keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilmesi, hangi temel ceza ve hukuk muhakemesi ilkesinin bir yansımasıdır?
Bu, 'doğrudan doğruyalık' (vasıtasızlık) ilkesinin bir yansımasıdır. Bu ilke, hâkimin, delillerle arada hiçbir vasıta olmadan, doğrudan temas kurmasını gerektirir. Mahkemenin, olayın geçtiği yeri bizzat görmek için keşfe gitmesi ve o mahalde, olayı en iyi bilen tanıkları veya konunun uzmanı bilirkişileri doğrudan dinlemesi, bu ilkenin en tipik uygulama alanlarından biridir. Hâkim, tanığın veya bilirkişinin beyanını sadece tutanaktan okumak yerine, onların hal ve tavırlarını, jest ve mimiklerini de gözlemleyerek beyanların güvenilirliği hakkında daha sağlıklı bir kanaat oluşturabilir. Bu, maddi gerçeğe ulaşmada son derece önemlidir.