Vergi Usul Kanunu'nun 174. maddesinde tanımlanan 'hesap dönemi' kavramının, Yargıtay'ın vergi kaçakçılığı suçlarındaki 'zincirleme suç' uygulamasına etkisini açıklayınız.
VUK m. 174, mükelleflerin defterlerini kural olarak 'takvim yılı' esasına göre tutacağını belirterek 'hesap dönemi' kavramını tanımlar. Yargıtay, bu yasal düzenlemeyi, vergi suçlarının işlenişindeki 'suç işleme kararı'nın da bu dönemle sınırlı olduğu şeklinde yorumlamaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.03.2002 tarihli kararına göre, failin aynı hesap dönemi (takvim yılı) içinde işlediği birden fazla sahte belge kullanma fiili, tek bir suç işleme kararının ürünü sayılarak zincirleme suç (TCK m. 43) kapsamında değerlendirilir. Ancak, eylemler farklı takvim yıllarına sarkarsa, yeni bir hesap dönemine geçildiği için failin suç işleme kararını yenilediği kabul edilir ve her yıl için ayrı ve bağımsız suçlar oluştuğuna karar verilir. Dolayısıyla, VUK m. 174, Yargıtay'ın zincirleme suç uygulamasında temel bir kriter ve gerekçe haline gelmiştir.