Anayasa değişikliği önerisinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ikiye ayrılmasına rağmen, her iki kurulun da kararlarına karşı yargı yolunun 'mesleğe kabul ve disiplin kararları' ile sınırlı tutulmasının, tam bir yargısal denetim açısından eleştirilebilecek yönü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #330041

Bu düzenleme, yargısal denetimi genişletmekle birlikte, tam bir denetim sağlamadığı için eleştirilebilir. Kurulların 'atama', 'nakil', 'terfi' gibi diğer kararları yine yargı denetimi dışında bırakılmıştır. Bir hâkimin veya savcının, haksız bir şekilde terfi ettirilmediğini veya kariyer planlamasıyla ilgisi olmayan bir yere nakledildiğini (sürüldüğünü) düşünmesi halinde, bu kararlara karşı yargı yoluna başvuramaması, 'hak arama hürriyeti' (Anayasa m. 36) ve 'etkili başvuru hakkı' (AİHS m. 13) açısından bir eksiklik olarak görülebilir. Tam bir yargısal denetim, kurulların idari nitelikteki tüm kararlarını kapsamalıdır. Öneri, bu yönde önemli bir adım atmakla birlikte, denetimi belirli kararlarla sınırlı tutarak bu eleştiriye açık bir kapı bırakmaktadır.