Bir ceza davasında, sanık hakkındaki dava zamanaşımı tehlikesi söz konusu ise, bu durum davaların birleştirilmesi (CMK m. 8 vd.) kararını nasıl etkiler?
Bu durum, birleştirme kararı aleyhine güçlü bir gerekçe oluşturur. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/2973 E. sayılı kararının genel mantığından anlaşıldığı üzere, yargılamanın temel amaçlarından biri de davaların makul sürede bitirilmesidir. Eğer davaların birleştirilmesi, zaten zamanaşımı tehlikesi altında olan bir davanın daha da uzamasına ve sonuçta zamanaşımı nedeniyle düşmesine yol açacaksa, birleştirmede hukuki bir yarar kalmaz. Bu durumda mahkeme, usul ekonomisinden ziyade, davanın esastan karara bağlanmasını önceleyerek birleştirme talebini reddetmeli veya ayrılma kararı vermelidir. Ancak istisnai olarak, birleştirme maddi gerçeğin ortaya çıkması için mutlak zorunlu ise, bu risk göze alınabilir.