Haksız tutuklama nedeniyle açılan bir tazminat davasında, davacının lehine hükmedilen maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan bir avukatlık ücreti, neden maddi zarar kapsamında değerlendirilmemektedir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/8645 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bunun temel nedeni, bu fazla ücretin davacı ile avukatı arasındaki özel bir 'ücret sözleşmesi'ne dayanmasıdır. Bu sözleşme, sadece taraflarını (davacı ve avukatını) bağlayan özel hukuk nitelikli bir akittir. Haksız tutuklama eylemi ile bu özel sözleşme arasında doğrudan bir illiyet (nedensellik) bağı kurulamaz. Devletin sorumluluğu, yargılama gideri niteliğinde olan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen maktu vekalet ücreti ile sınırlıdır. Bunun üzerindeki bir miktar, davacının kendi iradesiyle yaptığı bir sözleşmenin sonucudur ve devletin tazmin etmesi gereken doğrudan bir zarar olarak kabul edilmez.