İftira suçunda, mağdurun 'hukuka aykırı bir fiil işlemediğini bildiği halde' isnatta bulunma unsuru, failin ispat yükümlülüğü açısından ne anlama gelir?
Bu unsur, iftira suçunda 'doğrudan kast'ın arandığını gösterir ve ispat yükünü iddia makamına (savcılığa) yükler. Savcılığın, failin sadece gerçeğe aykırı bir isnatta bulunduğunu değil, aynı zamanda bu isnadın gerçeğe aykırı olduğunu 'bilerek' hareket ettiğini de ispatlaması gerekir. Eğer fail, isnat ettiği fiilin gerçek olduğuna inanarak (yanılarak) şikayette bulunmuşsa, mağdurun suçsuz olduğunu 'bilme' unsuru gerçekleşmediği için iftira suçunun manevi unsuru oluşmaz. Bu durumda fail, şikayet hakkını veya ihbar görevini kullandığı için hukuka uygunluk nedeni kapsamında kalabilir ve ceza almaz. Yani, failin 'kötü niyeti'nin, yani masumiyeti bilerek hareket ettiğinin kanıtlanması şarttır.