İftira suçu ile 'suç uydurma' suçu (TCK m. 271) arasındaki temel fark nedir? Bir kişinin, faili belli olmayan hayali bir suç (örneğin zorla senet imzalatma) ihbarında bulunması hangi suçu oluşturur?
İki suç arasındaki temel fark, suç isnadının belirli bir kişiye yöneltilip yöneltilmediğidir. İftira suçunda (TCK m. 267), fail, masum olduğunu bildiği 'belirli bir kimseye' hukuka aykırı bir fiil isnat eder. Amaç, o kişiyi soruşturma veya yaptırımla karşı karşıya bırakmaktır. Suç uydurma suçunda (TCK m. 271) ise, fail, işlenmemiş bir suçu 'işlenmiş gibi' yetkili makamlara bildirir, ancak bu suçu belirli bir kişiye isnat etmez. Faili meçhul bir suç uydurur. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1067 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, faili belli olmayan hayali bir 'zorla senet imzalatma' ihbarında bulunmak, belirli bir kişiyi hedef almadığı için iftira değil, 'suç uydurma' suçunu oluşturur.