5271 sayılı CMK'nın 213. maddesi, sanığın önceki ifadelerinin okunmasını 'aralarında çelişki bulunması' şartına bağlamıştır. Mahkeme, sanığın duruşmadaki beyanı ile önceki beyanları arasında bir çelişki olmamasına rağmen, sırf dosyayı aydınlatmak amacıyla önceki ifadelerini okuyabilir mi?
CMK m. 213'ün lafzı, okumanın 'aralarında çelişki bulunması halinde' mümkün olacağını belirtmektedir. Bu, kuralın temel uygulanma şartıdır. Ancak, ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Sanığın duruşmada susma hakkını kullanması veya 'önceki ifadelerim geçerlidir' demekle yetinmesi gibi durumlarda, mahkeme olayı aydınlatmak için CMK'nın genel delil serbestisi ve re'sen araştırma ilkeleri (CMK m. 206, 217) çerçevesinde, sanığın daha önce usulüne uygun (savcılıkta veya müdafili kollukta) alınmış ifadelerini duruşmaya getirebilir ve okuyabilir. Yargıtay 8. CD'nin 2020/851 E. sayılı kararı da, ifadeler arasında çelişki bulunması şartının mutlak olmadığını, okunmamasının bozma nedeni olabileceğini ima etmektedir. Dolayısıyla, çelişki olmasa da maddi gerçeğe ulaşmak için okunması mümkündür.