Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde Yargıtay'ın benimsediği ölçütler nelerdir? Farklı statüdeki kişilere, aynı süre tutuklu kalmalarına rağmen farklı miktarlarda manevi tazminat ödenmesinin hukuki gerekçesi nedir?
Metinde ve Yargıtay kararlarında (örn: 12. CD 2016/2599 E.) belirtildiği üzere, manevi tazminat için objektif bir ölçüt yoktur. Miktar belirlenirken; davacının sosyal ve ekonomik durumu, statüsü, üzerine atılı suçun niteliği (toplumdaki algısı), tutuklanmasına neden olan olayın cereyan ediş şekli, tutuklu kaldığı süre, çektiği elem ve ıstırabın derecesi gibi hususlar dikkate alınır. Farklı statüdeki kişilere (örneğin bir general ile asgari ücretli bir işçi) farklı tazminatlar ödenmesinin hukuki gerekçesi, tutukluluğun bu kişiler üzerinde yarattığı sosyal ve mesleki itibar kaybının, manevi çöküntünün ve geleceğe yönelik etkilerinin farklı olacağı varsayımıdır. Tazminat, zenginleşme aracı olmamakla birlikte, uğranılan manevi zararı bir nebze olsun giderecek, hak ve nesafet ilkelerine uygun 'makul bir miktar' olmalıdır.