CMK m. 142/1'de belirtilen tazminat davası açma süresi (kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay ve her halde 1 yıl) hak düşürücü süre midir, yoksa zamanaşımı süresi midir? Metindeki açıklamaya göre bu ayrımın pratik sonucu nedir?
Metindeki açıklamaya göre, yerel mahkemeler bu süreyi 'hak düşürücü süre' olarak kabul etmektedir. Bu ayrımın pratik sonucu çok önemlidir. Zamanaşımı süresi, hâkim tarafından re'sen dikkate alınmaz, tarafların ileri sürmesi gerekir ve belirli durumlarda (hastalık, borç ikrarı vb.) durabilir veya kesilebilir. Hak düşürücü süre ise, kamu düzenindendir, hâkim tarafından davanın her aşamasında re'sen dikkate alınır, durmaz ve kesilmez. Sürenin geçirilmesi halinde dava hakkı tamamen ortadan kalkar. Metinde, yerel mahkemelerin bu süreyi hak düşürücü süre kabul ederek, ilgilinin öğrenme tarihine bakmaksızın 1 yıllık sürenin geçmesi halinde davayı reddetmeleri eleştirilmektedir.